İçeriğe geç

BİTMEYEN YARIŞ!

Türk aile yapısında, neredeyse gelenek haline gelmiş bir alışkanlık vardı. (Vardı diyorum çünkü, şimdilerde pek fazla rastlayamıyoruz!)

O meşhur yönlendirme kehanetleri hemen hemen hepimizin başından geçmiştir. Misafirliğe gidilen evlerin çocuklarına (Klasik Mal beyanından hemen sonra!) şöyle başka bir klasik soru sorulurdu:

“Büyüyünce ne olacaksın yavrucuğum?”

Soru klasik ama cevaplar da adeta 3 ihtimalli olurdu! Dudaklar hafiften bükülür, küçük ve bilinçli insanlar olarak, öğretilmiş ani bir refleksle cevaplar sayılırdı!!!

A– Doktor olucam!

B- Mühendiz olucam!

C- Örtmen olucam!

Bu 3 meslek çocukluğumuzun vazgeçilmeziydi! (Tabii arada benim gibi gevrek gevrek gülerek; Ben büyüyünce “Süpermen olucam!!!” baktım olmadı, “Robin Hood”da olabilirim! diye sayıklayan üretim hatalarını saymazsak!)

Keşke şimdi imkan olsa da bundan 20-30 yıl önce bu cevapları veren bin çocuk bulunup, bugün ne iş yaptıkları öğrenilse… Eminim ki içlerinden en fazla 3-5 tanesi bu meslekleri yapıyorlardır. Peki ya diğerleri?

Diğerleri bence, eğitim zaiyatı çıkar!..

Peki bu meslek yönlendirme kehanetleri hala var mı?

Olduğunu sanmıyorum. Onun yerine “Türk Yarış Atçılığı”sektörüne, 2 ayaklı eklemeler var artık! Düşünsenize, ilköğretim 3.sınıftan itibaren çocuklara özel hocalar tutuluyor, test kitapları, etüd merkezleri özenle seçiliyor veya gücü yetmeyen ailelerce; Mahallenin okumuş büyüklerinden, ağabeylerinden, ablalarından yardım isteniyor!

Amaç, başta ÖSYS ve LGS olmak üzere sonu sınavın “S”siyle biten sayısız maratona hazırlık! Ama öyle böyle bir hazırlık değil… Kaç dakikada test cevaplanacak, sınav öncesi ne yemek veya yememek gerekir, kamp süresi kaç gün, çocuklar günde kaç vitamine kadar alabilir, kaç saat uyumalı, aman dışarıda yemek yiyip gıda zehirlenmesi olmasın!!! Gibi akla ziyan hesaplamalar, ince hesaplar uygulanıyor. Hem de aile içi ve dışı deneyimli, amatör ya da profesyonel öğrenci antrenörleri tarafından!!!

Ve ne yazık ki büyük yarış yaklaştıkça milyonlarca “Canlı Stres Bombası!”, kazanma baskısının verdiği çaresizlik ve patlamakla patlamamak arasında gergin bir nöbet tutuyor!!! Çocuklarımız, en değerli varlıklarımız çocukluklarını kaçırıyorlar, psikolojileri alt-üst oluyor! Oyun oynamak yerine testlere, kronometrelere ve planlanmış zamanlara rehin veriyorlar hayallerini…

Sınav bitiminde ise Prof.Dr Arif Verimli’ye göre nüfusumuzun beşte biri sinir hastası olan ülkemize yeni nesil sinir hastaları ekleniyor!

Bu katliam daha kaç zaman sürecek bilmiyorum. Ama eskilerin “Büyüyünce ne olacaksın yavrucuğum?” sorusu eminim yakında, yerini şöyle bir soruya bırakacak;

“Büyüyünce hangi depresyona gireceksin yavrucuğum?!!”

 Soru ‘Neoklasik’, cevaplar da eminim ‘Postmodern’ olurdu!!!

A- Minör depresyon

B- Majör depresyon

C- Hepsiii!!!!

İster misiniz 2019 yılı sınavlarının soru kitapçığına böyle “Absürd”bir soru konulsun!!!

Burası Türkiye, olur böyle…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir