İçeriğe geç

İSTER İNAN İSTER İNANMA!

1918 yılının soğuk bir kış günü, “New York Globe” adlı bir gazetenin genç spor karikatüristi kendine uygun bir konu arıyordu. Robert Ripley, neşeli ama biraz da dalgacı ve muzip biriydi. Değişik şeyler yakalasa da devamını getiremiyor, bir türlü istediği çıkışı yapamıyordu… Artık işten çıkarılmak üzereydi ve parasızdı. Canı sıkkın bir şekilde masasına oturdu. Sayfadaki yerini doldurmak için masasının üzerinde duran sporla ilgili birtakım ilginç haberi derledi. Kahvesini yudumlarken haberleri bir kez daha gözden geçirdi.

Derlediği olaylar gerçekten farklıydı. Örneğin, bir sporcunun 100 metreyi 14 saniyede koştuğundan bahsediliyordu… Ama geri geri koşarak! İşte bu sırada genç adamın aklına ilginç bir fikir geldi. “Acaba böyle ilginç spor olaylarını resimlese nasıl olurdu?” Heyecanla daktilosunun başına geçti ve yeni, garip köşesine başlık attı; “Şampiyonlar Ve Kalın Kafalılar!” Büyük bir hevesle soluğu yazı işleri müdürünün karşısında aldı. Fikir yazı işleri müdürünün hoşuna gitmişti. Ama başlık değil… “Daha ilginç ve kışkırtıcı bir başlık bul.” dedi yazı işleri müdürü. O gece sabaha kadar uyku tutmadı Ripley’i. İşi garantiye almıştı ve gün doğarken köşesinin adı belliydi… “İster İnan İster İnanma!”  (Believe Or Not!)

Köşesi çok beğeni topladı ve kısa bir süre sonra gündeliğe döndü. Konu artık spor da değildi. Ripley, hayatın çeşitli alanlarından garip olayları seçiyor ve resimliyordu. İlk “İster İnan İster İnanma!” resimlerini yaptığı tarihten 5 yıl sonra bay Ripley artık zengin ve dünyaca tanınan ünlü biri  olmuştu. Zaten kısa bir süre sonra önce kitap, ardından radyo ve nihayet televizyon dünyasındaki yerini de almıştı.

Şöhreti büyüdükçe gelen mektupların sayısı da artıyordu. Artık kendisi resimlemek için garip olaylar aramıyor, haber direkt kendisine geliyordu. Üstelik kanıtlarıyla. Artık sadece resimleyecek haber değil bir gariplikler müzesi açacak kadar materyale sahipti!

Ripley’in 1931 yılında yayımlanan ilk kitabı. Kapağında “Burnuyla bilardo oynayarak 46 maç kazanan” Henry Lewis var.

Mesela tahta üzerine, cam üzerine, taş, yumurta, kemik; Hatta bir pirinç tanesine yazılmış mektuplar bile alıyordu.14 parmaklı insanlar, çocukken ihtiyarlayanlar, iki kalbi bulunan adam, fil hastalığından muzdarip kadınlar ya da en uzun ve en kısa boya sahip olanlar!..
Öylesine ünlü olmuştu ki gönderilen mektupların zarflarına sadece “Rip” yazılması yeterliydi.

Ancak bazen postacıların bu mektuplardan ötürü isyan ettiği de oluyordu. Bir defasında kendisine taşınılmayacak kadar büyük bir kartpostal gönderilmişti. Özel olarak hazırlanan bu kartpostalın boyu neredeyse kocaman bir caddeyi baştan başa kaplayacak kadar büyüktü!

İnanılmaz olaylar koleksiyoncusu Ripley artık günde 3500 mektup alıyordu. En ilginç olayı anlatanlar arasında bir yarışma düzenlendiğinde ise dünya rekor kırıldı. Çünkü gazeteye 14 günde tam 2,5 milyon mektup geldi!

Karikatürist Bob Ripley 1949 yılında kalp krizi geçirerek öldüğünde başta Marco Polo ünvanı ve pasaportunda 198 Ülkenin vizesi bulunuyordu. Ancak köşesi ölümsüzleşti ve başka çizerler tarafından hala yayınlanmaya devam ediyor. İnternette adını ya da köşesini yazdığınızda modern muziplikleriyle karşılıyor bizleri…

İster inanın ister inanmayın!

Tek Yorum

  1. Bilge Hasanusta Bilge Hasanusta

    Farklı bakmak fark yaratıyor🙏🏻🙏🏻

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir